Ziynet Altın Çeşitleri Nelerdir?

Altın, tarih boyunca en kıymetli metal olarak kabul edilmiştir. Doğada saf olarak bulunması, etkileyici parlak sarı rengi, kolay işlenmesi ve  nadir olması gibi özellikleriyle altın, kuyumculuk sektörünün de vazgeçilmez ana madeni olmuştur.

Düğünlerin vazgeçilmez takısı ve aynı zamanda yatırım aracı olarak değerlendirilen  altın;  çeyrek, yarım, ata, beşi bir yerde gibi ziynet çeşitleri ile geçmişten günümüze kadar toplulumuzda her zaman değerini korumuştur.  

Reşat Altın

Reşat altın, Sultan Beşinci Mehmet Reşat döneminin Osmanlı altınıdır. 1909- 1928 yılları arasında tahtta kaldığı süre boyunca kendi adına altın bastırmıştır.  

Yaklaşık 7,2 gram ve 22 ayardır.

Altının ön yüzünde defne yapraklarından çelenk ve birleşme noktalarında meşale

bulunmaktadır. Ortasında Mehmet Reşat’ın imzası bulunmaktadır. Tuğranın altında kaçıncı cülus zamanında basıldığı gösteren arapça sayılar  vardır. Diğer yüzünde Osmanlıca olarak İstanbul Darphanesi’nde basıldığı yazmaktadır.

Reşat altını alınırken orijinal olmasına ve güvenilir bir yerden yazılı sertifika ile alınmasınaa dikkat edilmelidir. Piyasada Reşat altınlarının orijinal olmayanları da bulunmaktadır.

Hamit Altın

Sultan ikinci Abdülhamit adına basılan Osmanlı  parasıdır. Miladi 1876 yılında basılmıştır. Hamit altın yaklaşık 7.2 gram ve 22 ayardır. 2.5 ve 5’liği vardır.  Reşat altını ile birlikte antik değere sahiptir. Hamid altın ve Reşad altın arasındaki tek fark görünüş özellikleridir. Bunun dışında gram ve ayar özellikleri aynıdır.

2.5’luk Hamid altın 18 gram ve 35mm’dir.

5’li Hamit altın,  36 gram ve 45 mm’dir.

Cumhuriyet Altını (Ata Altın)

Cumhuriyet altını veya diğer adıyla Ata altın, 22 ayar ve 7.216 gram çapı 22 mm’dir.

T.C. Darphanesi tarafından basılan cumhuriyet altınının bir yüzünde  ”Hakimiyet Milletindir” yazısı, Atatürk resmi ve en altında da ”Ankara” yazısı yer almaktadır.

Diğer yüzün de ise; ”Türkiye Cumhuriyeti”yazısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi olan 1923 ve en altında ise basım tarihi yer almaktadır.

Külçe Altın

Kuyumcular ve büyük firmaların, piyasadan  satın aldıkları parça altınları yeniden değerlendirmek için eriterek külçe haline getirirler. Külçe altınlar, daha çok bankalar ve büyük ölçekli  şirketler tarafından işlem görmektedir.

Dünyada altın piyasaları tarafından  kabul görülen Londra Altın Külçe ölçüsüne göre 400 Troy Ons, yaklaşık olarak 12,5 ağırlığındaki altına Külçe Altın denir.

Piyasanın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda rafineriler tarafından 1gr’dan 10-20 kilograma kadar çeşitli ağırlıklarda külçe altın dökümü gerçekleştirilmektedir.

Cumhuriyet Altını (Ata Altın)

Cumhuriyet altını veya diğer adıyla Ata altın, 22 ayar ve 7.216 gram çapı 22 mm’dir.

  1. C. Darphanesi tarafından basılan cumhuriyet altınının bir yüzünde  ”Hakimiyet Milletindir” yazısı, Atatürk resmi ve en altında da ”Ankara” yazısı yer almaktadır.

Diğer yüzün de ise; ”Türkiye Cumhuriyeti”yazısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi olan 1923 ve en altında ise basım tarihi yer almaktadır.

Tam Altın

Dört adet çeyrek altına denktir. 22 ayardır ve 7.016 gr ağırlığındadır. Çapı 30 mm’dir.

Bir  yüzünde“ Türkiye Cumhuriyeti” ibaresi ve basım yılı yer almaktadır Arka yüzünde çevresi yıldızlarla bezenmiş Atatürk portresi bulunmaktadır.

Yarım Altın

Ağırlığı 3.58 gramdır. “Yarımlık” olarak da tabir edilmektedir. Düğünlere, yeni doğum ve benzeri kutlamalarda çeyrek altından sonra en fazla tercih edilen ziynet türüdür.

Çeyrek altın

1,75 gramdır ve 18 milimetre çapındadır. Küçük altın veya hediyelik olarak da bilinmektedir.

Yeni evlenenlere, yeni doğmuş çocuklara ve sünnet çocuklarına takılan çeyrek altın,  ziynet çeşitleri içinden en fazla tercih edilen ziynet türüdür.

Sahte altın nasıl anlaşılır?

Altın bir ürünün, örneğin kolye, bilezik veya yarım altının  sahte olup olmadığını anlamak için bir takım kontrol işlemleri yapılmaktadır.

Bu kontrolleri yaptıktan sonra elinizdeki altının %100 gerçek olup olmadığını kesin olarak bir uzmanından öğrenebilirsiniz. Bu yazımızda sahte ve gerçek altını nasıl anlayabileceğimiz konusunda birkaç kontrol yönetimini paylaşacağız.

Öncelikle altın bir takı, gram altın veya farklı bir altın  eşya alacağınız zaman güvenilir bir yerden almaya dikkat etmelisiniz.  Satış sonrası desteği olan, sertifika ve fatura veren  marka  sahibi firmalardan alış veriş yapmanız sahte altın alma riskinizi en aza indirmiş olacaktır.

Altının dünyanın her yerinde belirli bir fiyatı bulunmaktadır. Altının günlük fiyatından daha düşük  bir fiyata satan yerlerden şüphe etmelisiniz.

Aynı özeliklerde ve gramda bir ürünü iki farklı kuyumcu birbirine yakın fiyatlarda satabilir, aralarında sadece işçilik farkından doğan ufak fiyat farklılıklarının olması normaldir.

Görsel inceleme: İlk olarak kullanılan yöntem sahip olduğunuz altın takının üzerinde ayar, tarih ve patent damgalarına bakılmasıdır. Patent damgası üretici firmaya ait olup her altın takının içinde yer almayabilir ancak mutlaka elinizdeki altının kaç ayar olduğunu gösteren Ayar Damgası altının üzerinde olması gerekir.Üzerinde ayar yazmayanın ürünün altın olmama olasılığı çok yüksektir. Kullanımdan kaynaklı Ayar Damgası’ nın silinebilme ihtimaline de bulunmaktadır. Bu durumda diğer yöntemlere de bakarak sahte olup olmadığına karar verebilirsiniz.

Altın ayar damgaları şu şekilde olabilir;

8   Ayar  :   8, 333

14 Ayar   :  14, 585

18 Ayar   :  18, 750.

22 Ayar   :  22, 912, 930, 933

Isırma veya Çizme Yöntemi : Altın bir takının gerçekliğini kontrol edebileceğiniz diğer bir kolay yöntem ise ısırma veya çizme yöntemidir. Altın yumuşak yapısı nedeniyle sert bir cisimle çizilebilmektedir. Altın ısırıldığında  dişin girintili çıkıntılı izler meydana gelmektedir. Çizilen yüzeyde oluşan izin farklı bir renkte olup olmadığına bakılır. Çizilen alan yine altın sarı renginde  ise altının gerçek olduğunu işaret eder. Farklı bir renk çıkıyorsa ürünün altın kaplama olma ihtimali bulunduğunu gösterir.  

Mihenk Taşı ve Ayar Asidi Testi : Kuyumcular bu yöntemi “taşa sürtme” olarak bilinen Mihenk Taşı ve altın asitlerini kullanarak denemektedirler. Altın, Mihenk taşına sürtülerek çizilir ve  meydana gelen çiziğin üzerine asit damlatılır. Ait damlatıldıktan sonra çizik kaybolursa ürün altın değildir veya ayarı çok düşük olabilir.

Mıknatıs Yöntemi : Bu yöntemde mıknatısı altına yaklaştırın. Eğer mıknatıs altını çekiyorsa bu durumda altın ürününüz sahte olabilir. Altın manyetik bir madde olmadığı için mıknatısa yaklaştırıldığınızda çekim oluşturmayacaktır. Mıknatıs yöntemi diğer yöntemlerle birlikte değerlendirmelidir. Sadece bu yöntem altının gerçek olup olmadığı konusunda yeterli olmayabilir.

Yoğunluk Yöntemi : Altın, yoğunluğu yüksek bir element  olarak aynı ölçülerde olan başka bir takıdan daha fazla ağırdır. Hassas terazi kullanarak aynı özelliklerdeki farklı bir ürünle ağırlığı karşılaştırarak altın ürününüzün gerçek olup olmadığını anlayabilirsiniz. Ağırlık farkını anlamak uzman kişi tarafından daha kolay fark edilebilir.

Nitrik Asit Yöntemi : Bu yöntem özellikle kuyumcular tarafından kullanılan güvenirliliği yüksek bir yöntemdir. Ürünün üzerine bir veya birkaç damla nitrik asit damlatılır. Damlatıldıktan sonra ürün üzerinde herhangi bir renk değişimi gibi reaksiyon meydana geliyorsa altın değil veya altın kaplamadır.

Seramik Tabak Yöntemi : Bu yöntemde ürünü beyaz bir seramik tabak üzerine sürtün. Sürtme sonucunda yüzeyde siyah veya gri bir çizgi ortaya çıkıyorsa ürününü altın değildir.

Oksitlenme Testi :  Bu yöntem gözleme dayalı olarak yapılabilir. Altın takılarınızın zamanla renk ve şekil değişikliğini fark ederseniz, ürününüzün gerçek olup olmadığını diğer yöntemleri uygulayarak test edebiliriniz.  Altın, dış koşullardan etkilenmeyen bir element olarak bulunduğu ortamda hava, nem, toz gibi şartlardan dolayı oksitlenme yapmaz, renk değişimi göstermez.

Ses Yöntemi : Bu yöntem daha çok uzman kişiler tarafından kullanılmaktadır. Altın bir ürün metal başka bir eşyaya vurulduğunda tok bir ses çıkarır. Eğer ince, cılız bir ses çıkarıyorsa ürününüz altın olmayabilir. Bu yöntemde daha iyi sonuç almak için test edilen ürüne benzer özelliklerde başka bir altın ürünün çıkardığı  sesle karşılaştırma yapılabilir.

Cumhuriyet Altını ve Tam Altın Farkı

Cumhuriyet altını ve tam altın birbirinden farklı iki ziynet altın türüdür ancak müşterilerimiz tarafından genellikle Cumhuriyet altını ve tam altın birbirine karıştırılmakta ve cumhuriyet altını ile  tam altının aynı ziynet ürünü olduğu düşünülmektedir. Bu iki altın türünün birbirinden ayrılan taraflarını şu şekilde ayırabiliriz:

Cumhuriyet Altını (Ata Altın) : Cumhuriyet altını veya bir diğer bilinen adıyla ata altın;  22 ayar ve 7.216 gram çapı  22 mm’dir.

T.C. Darphanesi tarafından basılan cumhuriyet altınının bir yüzünde  ”Hakimiyet Milletindir” yazısı, Atatürk resmi ve en altında da ”Ankara” yazısı yer almaktadır.

Diğer yüzün de ise; ”Türkiye Cumhuriyeti”yazısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi olan 1923 ve en altında ise basım tarihi yer almaktadır.

Tam Altın : Tam altın ise  22 ayar ve 7.016 gram, çapı 30 mm’ dır.  

Tam altının bir yüzünde ”Türkiye Cumhuriyeti” yazısı,  basım tarihi bulunmaktadır. Diğer yüzünde ise; Atatürk resmi ile çevresinde kenar çerçevesi olarak nakış ve yıldız işaretleri ve yer almaktadır.

Tam altının çapı cumhuriyet altınının çapından daha büyüktür fakat  Cumhuriyet altınının kalınlığı ve ağırlığı tam altından daha fazladır. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi  iki ürün arasında tasarım farklılıkları bulunmaktadır.

Altının Tarihçesi

Altın tarihte yüzyıllarca her zaman değerini korumuş; toplumların ve  ülkelerin zenginlik ve güçlerinin göstergesi, imparatorlukların sembolü olmuştur. Altınla birlikte kullanılan değerli taşlardan yapılmış hükümdar taçları, tahtları ve saraylarda kullanılan altın eşyalar günümüze kadar gelmiştir.

M.Ö. 2000 li yıllarda Peru çevresindeki uygarlıklarda altının takı olarak kullanıldığına dair izler bulunmuş, Aztek ve İnka Uygarlıklarının da  altına verdikleri  önemi göstermiştir. Ayrıca arkeoloji kazılarda Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarında da altından yapılmış eşyalar ve ticarette altının kullanıldığına dair bulgular bulunmaktadır.

Tarihte ilk altın üreticisi olarak Mısırlıları görmekteyiz.  Mısırlıların altını alaşım olarak levhalar biçiminde  kestikleri,  para ve altın süs eşyaları, altın diş olarak kullanmış oldukları da bilinmektedir. Mısırlıların saf altını elde etmeleriyle altın madenciliği Anadolu ve Arap yarımadasına kadar taşınmıştır. M.Ö 610 yılında  Lidyalıların altın parayı basan ilk uygarlık olduğunun izleri günümüze kadar gelmiştir. Böylelikle ticaret artarak şehirler zenginleşmeye başlamıştır.

Altının takı olarak  ilk kullanan uygarlığın  Asurlular olduğu bilinse de Truva bölgesinden çıkarılan altın takılar, Neolitik Dönem’de de takılarda altının kullanıldığını işaret etmektedir.

Aztekler, İnkalar, İskitler, Sarmatlar, Mısırlılar, İranlılar, Sümerler Yunanlar,  Lidyalılar başta olmak üzere  bütün uygarlıklar altını; para, takı ve süs eşyası olarak kullanmışlardır.

Çin’de üretilen ilk Altın para M.Ö 600 yılına aittir. Altının para olarak kullanılmasıyla ticaret gelişmeye başlamış ve altının değeri giderek yükselmeye başlamıştır. yükselmiştir. Dönemin en önemli altın üreticisi devleti olan Romalılar, dünyanın altın üretiminin üçte ikisini gerçekleştirmiştir. Roma İmparatorluğu’nun sona ermesi ile   altın madenciliği ve üretimi de duraklamaya girdi. Orta çağda  altın sermayesini elinde tutan Bizans İmparatorluğu  ve  sonrasında Osmanlı Devleti olduğu bilinmektedir.

M.S 12.yüzyılda  Venedik o dönemin  önemli  altın pazarı olmuştur. 1511’li yıllarda İspanya kralı tarafından altın kaynaklarının bulunması amacıyla kaşifler görevlendirilmiştir.

1717 yılında ise Londra Darphanesi tarafından  altın fiyatları sabitlenerek  İngiliz para birimi, belli miktarda altına bağlanmıştır ve 200 yıl boyunca böyle devam etmiştir. 1971 yılına kadar Amerika, ülkede bulunan altın miktarına göre para basmaya devam etti. Amerika’nın da altına dayalı para basma sistemini terk etmesi ile bu sistem Dünya’da sona erdi.

1800’lü yıllarda altın sanayi malzemesi olarak da kullanılmaya başladı. Elektriği ve ısıyı iyi iletmesi ve  ışınları yansıtması özelliği sayesinde altın, sanayide de kullanım alanı bulmuştur.

1849 yılında  altın için  büyük göçlerin başladığı bilinmektedir. İlk büyük altın göçü California’da gerçekleşmiştir. Ancak Amerika’da kırıntı halinde çıkarılan altın 1850 yılında, Avustralya’da büyük parçalar halinde bulunmuştur.

1886 yılında ise Güney Afrika’da ilk kez altın bulunmuştur. Son altına göçü ise  1898 yılında Alaska’da  gerçekleşmiştir. 1800’lü yıllar, altın talebinin artmasına bağlı göçler nedeniyle altının çok fazla değerlendiği bir dönemdir.

Altınla ilgili ilk önemli kimyasal işlem 1924 yılında Japon fizikçi Hantaro Nagaoka tarafından yapılmıştır. Bu işlem ile Altının radyoaktif izotoplarının ilk sentezini gerçekleştirilmiştir.

Dünya’da en büyük tek parça altın parçası Avustralya’da çıkarılmıştır.

“Hoşgeldin Yabancı” (Welcome Stranger) ismini alan bu altın parçası yaklaşık olarak 71 kg. ağırlığındadır.

Günümüzde son geliştirilen bilgisayar sistemleri, görüntüleme teknolojileri ve netliği yüksek kalite ses tınısını yakalayan profesyonel ses sistemleri altının yüksek iletkenlik özelliğinden yararlanılarak kullanılmaktadır.

Altının Kimyasal Özellikleri

Altının periyodik cetvelde atom numarası Z=79, atom ağırlığı M=196,967 ve simgesi Au ‘dur.

Au sembolü, latincede  Aurum kelimesinden gelmektedir ve parlayan anlamında kullanılır.

Altın, elementler çizelgesinin BI sütununda yer alır.

Elektropozitif özelliği  zayıf bir metal olması nedeniyle, kimyasal etkinliği çok düşüktür ve bozunmaz.

Kristal bir yapıya sahip olan altının erime noktası 1064, 43 °C’dir. Kaynama noktası ise 2807,0 °C’dir.  Bileşiklerinde 1 ve 3 değerlikli olabilmektedir.

+1 değerlikli altın bileşikleri katı, +3 değerlikli altın bileşikleri ise daha fazla  sıvı haldedir.

En önemlileri altın bileşikleri, altın (I) klorür (AuCl), altın triklorür (AuCl3) ve kloraurik asittir (HAuCl4)

Altın oksijenle, kuru halojenlerle ve  kükürtle tepkimeye girmez. Sadece, hidroklorik ve nitrik asit karışımlarından (kral suyu) etkilenmektedir.

Yaklaşık 10g ağırlığındaki bir altın kütlesi 11 m² kadar bir alanı kaplayacak genişlikte levha haline gelinceye kadar dövülebilir. 1 gram altından 1 kilometre tel çekilebilir.

Altının fiziksel yapısı çok  yumuşak, doğal rengi parlak sarıdır. Altının saflık oranı artarsa, altının yumuşaklık özelliği de artmaktadır.

Altının Ayarı Nasıl Belirlenir?

Altının değeri kimyada yüzde ile ölçülürken kuyumculukta ise altının değeri Türkiye’de ayar dünyada karat ile ölçülmektedir. Kuyumculukta ayar, altın takılara hangi oranlarda altın karıştırıldığı olduğunu gösteren  ölçü birimidir. Altın ayarı ve renkleri içerdiği altın oranına bağlı olarak fiyat değişikliklerini de belirlemektedir.

24 ayar bir altın takıda saf altın kullanılır. Altın oranının yükselmesine bağlı olarak altın ürününün de fiyatı artmaktadır. 22 ayar bir altın üründe  % 91.6 miktarında altın kullanılır. 18 ayar bir takıda ise % 75 miktarda altın kullanılmaktadır. 14 ayar bir üründe ise bu oran % 58.5 oranındır. Geriye kalan miktarlarda ise bakır ve gümüş gibi farklı elementler içermektedir.

Altın ayarı altının saflık oranını göstermektedir.  Her altın üründe altının ayarını gösteren bir rakam damgası bulunmaktadır. Bu damgalar 22 K, 18 K, 14 K gibi ayar olarak basılabildiği aşağıda da oranları verilen milyem değerlerinde de basılabilmektedir. Milyem, altın takıda binlik oranda ne kadar saf altın olduğunu gösteren orantısal değere verilen anlamdır. Örneğin bir takının içindeki 750 sayısı o üründe 1000 de 750 saflıkta altın olduğunu belirtir ve bu 18 ayara karşılık denk gelmektedir.

Buna göre ayar olarak ;

24 ayar altın (24 K) %100 saf altın ( Hiçbir karışım içermemektedir.)

22 ayar altın (22 K) :  % 91.6

18 ayar altın (18 K) : %75 ,       

14 ayar altın (14 K) : %58,5  oranlarında altın içermektedir.

Milyem olarak kullanılan değerler;

333 milyem : 8 ayar altın

375 milyem :  9 ayar altın

417 milyem :  10 ayar altın

585 milyem :  14 ayar altın

750 milyem : 18 ayar altın

800 milyem : 19 ayar altın

875 milyem :  21 ayar altın

916 milyem :  22 ayar altın

916 milyem :  22 ayar altın

1000 milyem :  24 ayar altın demektir.

Kuyumculukta altın ayarı ürünün fiyat değişikliklerini belirlemektedir.

Altın takılarınızı satmak istediğinizde  altının o günkü güncel fiyatı ve ürünün ayarına oranında  hesap yaparak sizden alış fiyatını belirlemektedir. Elinizdeki altın ürün sizin tarafınızdan kuyumcudan satın alınırken ödenen işçilik fiyatı bu fiyata dahil edilmez.  Altın bir takının alış ve satış arasındaki fiyat farkı da  bur durumdan kaynaklanmaktadır.

Altın Renkleri Nasıl Belirlenir?

Altın doğada saf sarı renkliyle çıkarılarak işlenir. Yapısal özelliği ile kararmaz, paslanmaz, oksitlenmez.  Saf altın yumuşak bir element olması nedeniyle işlenmeden kullanılması mümkün olamamaktadır.  

Saf altının takı üretimine uygun bir duruma gelebilmesi amacıyla gümüş,bakır, çinko gibi elementler ile alaşım haline getirilebilmesi gerekmektedir.  Günlük hayatta kullandığımız altın ürünler bu alışım ile üretilmektedir.  Bu karışımlar sonucunda altının renginde de bazı değişiklikler ortaya çıkar. Meydana gelen renk karşımda kullanılan elemente göre farklılık göstermektedir.

Sarı altın : Altının diğer elementlerle karıştırılmamış, işlenmemiş saf halinin rengi sarıdır. 24 ayar saf altın rengi olup hiçbir karışım ihtiva etmemektedir.

Yeşil altın : Saf altının gümüş ile karıştırılması sonucu elde edilen altındır. Halk arasında sarı altın olarak bilinmektedir. Yeşil altın, altının gümüş ve bakır elementleri ile alaşımından meydana gelmektedir. %75 oranında  gümüş, %25 oranında içermektedir.

Genellikle tasarımcılar tarafından özel siparişlerde ve koleksiyonlarda kullanılır.

Beyaz altın : Beyaz altın, nikel ve platin karışımından karışımından oluşmaktadır. Karışımın ilk aşamasında meydana gelen renk hafif kirli beyaz, gri renklidir. Radyum ile kaplanması sonucunda  parlak beyaz bir  görünüm kazandırılır.

Kırmızı altın : Altının içine ağırlıklı olarak bakırın katılması nedeniyle rengi kırmızı, hafif pembe tonlarında olmaktadır. %75 oranında  bakır, %25 oranında gümüş alaşımından oluşmaktadır.  Bu altın türüne Rose Altın da denilmektedir.

Kuyumculuk sektöründe üretim gerçekleştiren tüm firmalar bu miktarlara uymak zorundadır. Katkı oranlarını aşmayacak şekilde; nikel, kalay, paladyum, vb. metalleri de katabilirler. Toplam katkı miktarında herhangi bir değişiklik olmadığı için altın ayarlarında da değişiklik olmamaktadır.

Altının fiyatlarının belirlenmesinde ürün renginin herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Altın takının değerinin belirlenmesinde önemli olan ürünün altın ayarıdır. Aynı özelliklerde 14 ayar yeşil altın bir bilezik ile yine 14 ayar beyaz altın bileziğin fiyatı aynıdır.

Altın  Hakkında  İlginç  Bilgiler

Altın yenilebilir bir elementtir. Özel işlemden geçirilen altı yemeklerde ve pastalarda toz veya inceltilmiş parçalar halinde kullanılabilir.

Vücudumuzda  yaklaşık olarak  0.2 miligram altın bulunmaktadır. Bu miktarın çoğu kanımızdadır.

Depremler yeraltı sularını altına çevirebilir. . Altın yataklarının yer kabuğundaki çatlaklardan akan sıcak su akıntılarının getirdiği mineral birikiminden oluştuğu biliniyor.

Dünyanın en ağır külçe altını 250 kilogramdır.

Şimdiye kadar çıkarılan altın miktarı 3 olimpik havuzu dolduracak miktardadır.

Güneş’in 10 milyarda 6’sı altındır. Bu miktar  1.200.000.000.000.000.000.000 kilograma denktir.

Altın yüzükler, deri ve ter ile teması ve  çıkarıp takma ötürü 6 miligramdan fazla altın kaybetmektedir.

Okyanuslarda ortalama olarak  20 milyon ton altın olduğu tahmin edilmektedir.  

Günümüze kadar kullanılan altının çok büyük bir bölümü Güney Afrika’da yer alan Witwxm atersrand bölgesinden çıkarılmış.

Dünya’da bulunan altın, Dünya çekirdeği oluşumundan 200 milyon yıl sonra uzaydan yağan asteroitlerden geldi.

Dünya’nın çekirdeğinde olan altın miktarı yer kabuğunu 50 cm kalınlığında kaplamaya yeter.Dünyanın merkezindeki altın oranı yeryüzündeki altın rezervinden daha fazladır.

Dünya’daki tüm kıtalarda altın rezervi bulunmaktadır.

24 ayar saf altın 1063°C derecede erir.

Okaliptüs ağacının yaprakları eser miktarda altın içerir. Araştırmalar, okaliptüs ağacının kökleri tarafından çekilerek yapraklara kadar ulaştığını gösteriyor.

Olimpiyatlarda madalyalar 412 gram ağırlığında altından meydana gelir. Bu miktarın %1.34 ‘ü altındır. Geri kalan %93’ü gümüş % 6’sı ise ise bakırdır.

Dondurma tadım testleri, tatların  karışmaması için altın kaşıkla yapılır.

Altının Ham Maddesi Nedir?

“Altın oluşumu, milyarlarca yıl öncesinde nötron yıldızlarının trilyon derece sıcaklıkta çarpışmarına dayanıyor.”

Yakın geçmişe kadar altının nereden geldiğini bilinmemekteydi. Demir, neon, karbon gibi elementlerin süper nova patlamaları ile uzaya dağıldığı bilinmesine rağmen altının evrende nasıl meydana geldiğine dair kesin bir bilgi bulunmamaktaydı.
Son araştırmalarla diğer elementler gibi altının da uzayda nötron yıldızlarının çarpışmasıyla ortaya çıktığı artık biliyoruz. Cambridge Harvard Smithsonian Astrofizik Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, nötron yıldızlarının evrende çarpışması ile ortaya çıkan gama ışınlarının patlamaları az miktarda da olsa altın oluşumuna neden oluyor. Bu zengin çarpışmalardan biri olan GRB 130603B gama ışını patlaması Dünya’dan 3,9 milyar ışık yılı uzaklıkta meydana geldi. Gezgenimize ulaşması 3,9 milyar yıl süren bu Gama ışını patlaması, Dünya atmosferinde henüz oksijenin olmadığı zamanlarda gerçekleşti. Altın bu aşamada önce uzayda oluştu ve Dünya 4,5 milyar yıl önce oluşurken uzaya saçılan altın, gezegenimizin çekirdeğinde birikti. Yer kabuğunun dış katmanlarında olan altın ise dünya oluşumundan 200 milyon yıl boyunca yağan meteorit bombardımanlarıyla taşındığı düşünülmektedir. Nötron yıldızlarının çarpışmaları yıldız oluşumundan daha ender bir olay olarak görülmektedir. Altının dünyada az bulunmasının sebebi de bu: Altın evrende az bulunan bir metal. 17 Temmuz 2013’te Cambridge Harvard Smithsonian astrofizikçileri tarafından yapılan basın toplantısında, uzaydaki altını meydana getiren tek kaynağın nötron yıldızı çarpışmaları olduğunu açıklandı:
“Tek bir kısa gama ışını patlamasıyla üretilen tahmini altın miktarını evrenin yaşı boyunca gerçekleşen patlama sayısıyla birlikte değerlendirdiğimizde, kainattaki bütün altının gama ışını patlamalarından geldiğini söyleyebiliriz.”

Altının Ayarı Nasıl Belirlenir?

Altının değeri kimyada yüzde ile ölçülürken kuyumculukta ise altının değeri Türkiye’de ayar dünyada karat ile ölçülmektedir. Kuyumculukta ayar, altın takılara hangi oranlarda altın karıştırıldığı olduğunu gösteren ölçü birimidir. Altın ayarı ve renkleri içerdiği altın oranına bağlı olarak fiyat değişikliklerini de belirlemektedir.

24 ayar bir altın takıda saf altın kullanılır. Altın oranının yükselmesine bağlı olarak altın ürününün de fiyatı artmaktadır. 22 ayar bir altın üründe % 91.6 miktarında altın kullanılır. 18 ayar bir takıda ise % 75 miktarda altın kullanılmaktadır. 14 ayar bir üründe ise bu oran % 58.5 oranındır. Geriye kalan miktarlarda ise bakır ve gümüş gibi farklı elementler içermektedir.

Altın ayarı altının saflık oranını göstermektedir. Her altın üründe altının ayarını gösteren bir rakam damgası bulunmaktadır. Bu damgalar 22 K, 18 K, 14 K gibi ayar olarak basılabildiği aşağıda da oranları verilen milyem değerlerinde de basılabilmektedir. Milyem, altın takıda binlik oranda ne kadar saf altın olduğunu gösteren orantısal değere verilen anlamdır. Örneğin bir takının içindeki 750 sayısı o üründe 1000 de 750 saflıkta altın olduğunu belirtir ve bu 18 ayara karşılık denk gelmektedir.

Buna göre ayar olarak ;
24 ayar altın (24 K) %100 saf altın ( Hiçbir karışım içermemektedir.)
22 ayar altın (22 K) : % 91,6
18 ayar altın (18 K) : %75,
14 ayar altın (14 K) : %58,5 oranlarında altın içermektedir.

Milyem olarak kullanılan değerler;
333 milyem: 8 ayar altın
375 milyem: 9 ayar altın
417 milyem: 10 ayar altın
585 milyem: 14 ayar altın
750 milyem: 18 ayar altın
800 milyem: 19 ayar altın
875 milyem: 21 ayar altın
916 milyem: 22 ayar altın
916 milyem: 22 ayar altın
1000 milyem: 24 ayar altın demektir.

Kuyumculukta altın ayarı ürünün fiyat değişikliklerini belirlemektedir.
Altın takılarınızı satmak istediğinizde altının o günkü güncel fiyatı ve ürünün ayarına oranında hesap yaparak sizden alış fiyatını belirlemektedir. Elinizdeki altın ürün sizin tarafınızdan kuyumcudan satın alınırken ödenen işçilik fiyatı bu fiyata dahil edilmez. Altın bir takının alış ve satış arasındaki fiyat farkı da bur durumdan kaynaklanmaktadır.